7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Getirdiği Yenilikler
Resmi Gazete’de yayımlanan 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birçok alanda önemli düzenlemeler yapılmıştır. Kanun bu düzenlemelerden bazılarının yayımı tarihinde bazılarınınsa 01.01.2018’den sonra yürürlüğe gireceğini belirtmiştir.
25.10.2017 tarihinden itibaren; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunlu hale getirilmiştir.
25.10.2017 tarihinden sonra sona eren iş sözleşmelerinde uygulanmak üzere; yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat, kötüniyet tazminatı ve iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. 25.10.2017’den önce işlemeye başlamış zamanaşımı sürelerinin, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edeceği düzenlenmiş ama hemen arkasından ” Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.” düzenlemesi getirilmiştir.
Arabulucuların önceden, taraflara uyuşmazlık konusu hakkında çözüm önerisi getiremeyeceği kabul edilmişken artık tarafların çözüm üretememeleri halinde çözüm önerisi getirebileceği düzenlenmiştir. Kanunun 25.10.2017’den itibaren getirdiği diğer yeniliklere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
01.01.2018’den itibaren yürürlüğe girecek olan düzenlemeler Kanun’un 3., 11. ve 12.maddeleri olup şu şekildedir:
Artık kanuna, bireysel ve toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olacaktır. Buna göre; bu davalar açılırken dava dilekçesine, arabuluculuk faaliyetinde anlaşmaya varılamadığında dair tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin eklenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesine tutanağın eklenmemesi halinde davacıya bu eksikliği gidermesi için bir haftalık kesin süre verilecek ve ihtarın gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilecektir.
İşe iade talepleriyle ilgili olarak; iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin haklı bir sebep olmadığı iddiasında ise fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle ilgili arabulucuya başvurmak zorunda olacaktır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işverenlerin görüşmelere birlikte katılmaları gerekir. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Tarafların anlaşmış sayılabilmesi için;
– İşe başlatma tarihi,
– 4857 sayılı Kanun md.21/3’te düzenlenen (Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. ) ücret ve diğer hakların parasal miktarı,
-İşçinin işe başlamaması durumunda 4857 Sayılı Kanun md.21/2’de düzenlenen (Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. ) tazminat parasal miktarını belirlenmek zorundadır.
Kanunda; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında arabulucuya başvuru dava şartı olarak düzenlenmemekle birlikte taraflar isterlerse bu konular hakkında da arabulucuya gidebilirler.
Tarafların arabulucuya başvurmak için adliyelerdeki arabuluculuk bürosuna gitmeleri gerekecek ve arabulucu, büro tarafından listeden seçilecektir. Ancak taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa bu arabulucu görevlendirilecektir. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilirler.
Arabulucular, yapılan başvuruları başvuru tarihinden itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmak zorunda olup zorunlu hallerde en fazla bir hafta süreci uzatabileceklerdir.
Kanunda ayrıca arabulucuların yetkisine (yetkili mahkeme gibi), ücrete ve masraflara dahil bir çok düzenleme yapılmıştır.
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/10/20171025-8.htm






